Kurs Günleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kurs Günleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Ekim 2016 Cuma
Orta Seviye Figür ve Keskin Kenar Pasta Kursu
Denizli'den kibar, azimli bir anne misafirim oldu. Tam da doğum günümden bir gün sonra, elinde çok güzel bir hediyesi ile geldi. Bu yıl doğum günümde aldığım ilk ve tek hediye oldu :) Harika bir Denizli masa örtüsüydü.
Beraber keskin kenar pasta ve orta seviye figür çalışması yaptık. Bir gün önce serum takılacak kadar hasta olmamın yanında bir de hamile halimde nasıl bir ders oldu bilemiyorum. Ama Sibel Hanım bana hiç olumsuz bir duygu yaşatmadı. Yorgun ama mutlu bitti çalışmamız. Sibel Hanım'ın harika bir azmi var. Denizli'den İstanbul'a gelmesini anlamıştım belki ama İstanbul'da Anadolu yakasında kalıp Beylikdüzü'ne iki gün boyunca gelmesi beni çok etkiledi:D
Güzel anılarla uğurladım Sibel Hanım'ı. yollarımız tekrar buluşur umuyorum. Sevgiyle...
10 Nisan 2015 Cuma
Carlos Lischetti ile İki gün :)
Bir yıldır Carlos Lischetti'yi takip ediyorum.Modellerinin sade ve etkili tarzı beni hayran bırakıyordu. Şimdi kendisine de hayranım. Çok eğlenceli, yardımcı ve sıcak biri. Kurs boyunca tek tek ilgilendi hepimizle. Sonunda her birimiz kendi tarzımızda onun güzel sonbahar esintisinde uçuşan kızını modelledik.
Mutlu Dükkan'ın katkıları ile İstanbul'a geleceğimi gördüğümde bu kurs kaçmaz dedim. Kaçmazmış gerçekten. Molly'den sonra benim için biraz daha rahat geçen bir iki gün oldu. Ama çok çok önemli bilgiler edindim. Üstelik kesinlikle Mutlu Dükka'nın ev sahipliği yaptığı kurslar gidilesi kurslar oluyor. Ortam çok rahat, ve enerjisi yüksek bir dükkan. Zeynep Hanım'a tekrar teşekkür ederim. Sayesinde internette hayran hayran baktığım usta ile tanışma olanağım oldu.
Güzel, faydalı en önemlisi de eğlendiğim bir gündü. Yine gelse yine giderim. Öğrenecek bir şey kalamasa da beraber güzel bir gün geçirmek gibisi yok. Ve orada şeker hamuru ile çalışmak ev de çalışmaktan çok kolay ;) İnsan biraz havaya giriyor sanırım. Ekmek elden, su gölden. Renklendirme hazır. Gramajlar hazır ... Size hamur ile oynamak kalıyor geriye. :D:D Bu konu da Zeynep Hanım'ın katkısı da çok fazla. Hepimizi memnun etmek zor olsa gerek. Eve gelince o imkanlar o hazırcılık olmayınca öyle yaptığın modele bakıp bakıp yeni kursları beklemek geliyor insanın içinden :D:DD
İşte günün sonunda benim tombik yanaklı sonbahar esintisi güzelim... Altta Carlos Lischetti'nin kendi modeline kıyısından, köşesinden benziyor sanırım :D
Güzel gün sonunda güzel insanlarla hatıra, bir Mutlu Dükkan Klasiği ;)
21 Eylül 2014 Pazar
Mutlu Dükkan'da Ayşem Öztaş'tan Gelin Buketi...
Yazıma yine bir ilk diyerek başlayacağım ve ne bitmez ilkler diyeceksiniz. Ama ne yapayım, gerçekten de ilkleri yaşıyorum. Yani ben kendi halinde şekerle oyun oynayıp figürler yapan biri iken kaptırdım kendimi bu dünyaya, derinlere dalmaya başladım. Durmak bilmiyor isteklerim, öğrendiklerim. Meğer öyle basit bir şeker süsü yapmak değilmiş. Neler neler, ne malzemeler yöntemler varmış. Hele şekerden çiçek yapmak sanatın bir dalıymış, uğraşanı mus mutlu yapıyormuş :)
Belki bu yaptığım buket, yılların çiçek ustalarına bir şey ifade etmeyecektir ama beni benden aldı. Yani ben mi yaptım diye dönüp dönüp bakıyorum :D Hep ilklerimi kurslarda yaşıyorum. Hiç fikrim yokken kurslarda neler neler öğreniyorum. Bir veriyorum on alıyorum. En başında zevk alıyorum.
Sanırım bu aralar ne değişik kurs bulsam katılıyorum. Ama bilmediğim denemediğim yöntemleri seçiyorum. Neyse ki şu ana kadar eğitim aldığım kişiler gerçekten çok paylaşımcı, bilgili ve yardımcılar. Bilgisiz bile gitsem, kurs sonu dopdolu oluyorum.
Mutlu Dükkan sürekli takip ettiğim ve takdir ettiğim bir yer. Zeynep hanım'dan daha evvel keskin kenar kursu almıştım. Çok faydalı ve eğlenceliydi. Bu sefer yine Mutlu Dükkan katkısı ile Ayşem Hanım'ı tanıdım. Daha önce gerçeğe yakın şeker çiçek hiç denemedim. Zaten malzemelerini de tanımıyordum. Hatta hamurunun bile farklı olduğunu bilmiyordum :). Ama buketleri gördüğümde hayran kaldım. Bunu da öğrenmeliyim dedim. İşte o zaman Ayşem Hanım'ı ve şekerden çiçekleri tanıma fırsatım oldu. Bayıldım. Tek kelime ifademi bu şekilde anlatıyor. Belki Ayşem Hanım'ın eğlenceli karakteri çok iyi vakit geçirmemi sağlamış olabilir. Yorucu sıkıcı geçebilecek iki gün olabilirdi. Ama Ayşem Hanım gerçekten kadınları iyi tanıyor ve çok iyi bir usta ;) Hiç sıkılmadım.
Hayranlığın ve mutluluğun en üst noktaya ulaştığı an da çiçek yapraklarını bir bir birleştirip bütünü oluşturduktan sonra oldu. Tek tek bir şey ifade etmeyen telli şekerler, birleşti. Sonunda her biri kendince çok güzel çiçekleri oluşturdu. Ben mi yaptım vay be demeden edemedim. Hepsini çok sevdim. Ağzım kulaklarımda bu çiçek buketi ile eve geldim. Artık salonumda sergi haline gelen konsolun üzerindeler. Evin salonunu bir kaç kurs sonra düşünemiyorum. Her yer şeker kokacak :D
7 Eylül 2014 Pazar
Pasticci di Molly ve Muhteşem Kurs Deneyimi
Molly ile ilk gün
Anlatılmaz yaşanır diye bir giriş yapasım var. Çok arabesk olacağım biliyorum ama insanın içinden ara sıra bu şekilde duygular geçiyor. Hafızamda bir bir yer etmesine rağmen neresinden başlayıp anlatacağını bilemediğim bir hatıra. O yüzden öyle karman çorman bir şekilde bahsedeceğim :D
İlk gün heyecanla uzak yollardan kurs yerine ulaştım. Karşımda harika enerjisi ve ona hayran olan pastacı kursiyerler :) Molly gerçekten enerjisi yüksek biri. Oraya, yaptığı modellerin hayranlığı ile gidip kendisine de hayran kalmamak mümkün değil. Kendine güveni, çalışırken ki rahatlığı ve bu işe sevgisi gerçekten belli oluyordu. İstanbul'dan önce de dünyanın başka ülkelerinden gelmiş o kadar öğrenci ile tanışmasına rağmen hala bizlerle bire bir ilgilendi. Bu enerji ve sevgi gerektirir. Bir derste yaptığı kol, bacak sayısı benim için işten bunalma derecesi olabilir :D Molly ise bıkmadan usanmadan (biz kollar ve bacaklarla boğuşurken) kıyamayıp çekilin kenara dercesine bizlerin modellerine tek tek el atmış bulunuyor :S
Sadece model yapımı değil pastaya bakış açışı, bunun sanat yapmakla eş değer oluşunu bir kere daha pekiştirdi. Evet tam da istediğim tarz. Pastacı değil sanatçı olmak. Model yapmak bir yere kadar hepsi yetenek v.s. Ama bunu hangi ruh hali ve yöntem ile yapacağını görmek kursun değerini tamamen arttırdı. Anlattıkları Türklere biraz farklı gelebilir ama eğer pasta ile gösteri yapılacaksa sanat olarak bakmak gerekir. Sadece pastanın üzerine koyulan bir süs demek bu işi çok basitleştiriyor. Süs olarak bakıldığında pastanın iç çeşidi ve damak zevki ön plana çıkmaya başlıyor. İşte bu nokta pasta sanatından uzak lezzet aşçılığına gidiyor. Aşçı ya da pasta şefi olmadığım için pasta konusunda iddia etmem komik olurdu. Ben pasta sanatı yapmak istiyorum. Sürekli kafamda olan duygu ve düşüncelerdi. Pastahanelerde ki pasta çeşitleri ile kıyas yapıldığında hiçbir zaman anlamamışımdır. Yılların ustalarının deneyim ve tariflerinden daha nasıl lezzetli yaparım ki. Öyle iki süs yapmakla olur mu ki? Olmaz diyordu bir ses ve sanatı mutfaktan ayırmak gerekiyordu. Beni isteyenler lezzet çeşidi değil sanat çeşidi aramalıydı. Yaptığım pasta lezzetli aslında ama bir veya iki çeşit olabiliyor. Çünkü odaklandığım tamamen modelleri ve tasarımı oluyor.
Bu düşünceler en başından beri ben de var. Ama çevrede pasta lezzetleri konusunda çılgın bir rekabet var. Bu yüzden sanki pastaya odaklanmam gerekiyormuş gibi susuyordum. Ama bu gün Molly de pastacı değil pasta sanatçısı olduğunu vurguladı. Neredeyse pasta hiç yapmadığından bahsetti. Günün en heveslendirici edici bilgileri bu oldu :D Henüz bizde ki kavramı pasta süsü olmaktan öte gitmese de biraz umutlandım gün sonunda. Ben kendimi pasta ustası değil pasta sanatçısı olarak görmek istiyorum.
Neyse biraz da yaptığımız harika modelden bahsedip günü sonlandıracağım. Sonuç olarak ilk günün meyvesi hamile bayanımız ortaya çıktı. Tabi ki de o sihirli parmakların her birimizin modeline ufak dokunuşları bile yetti. Sonunda hepsi farklı tipte ama çok şirin oldular.
Gelelim bana, hayranlığın şaşkınlığı, yorucu yoğun günün yorgunluğu ile yola çıkarken dehşet bir trafik ile ele akşam 10.30 da vardım. O kadar rüya bir günden sonra "İstanbul senden nefret ediyoruuuuum" diye bağıra bağıra araba kullanarak evdeydim. Gider gitmez de koltukta uyuyakaldım.
Molly ile ikinci gün
Aslında kurs 3 günde olabilirdi. Ben iki gün arasında olanı almadım. Evdekilerle de ilgilenmem gerekiyordu. O yüzden bir gün ara ile diğer kursa gitmeyi tercih ettim. 3 gün devam eden arkadaşlar artık iyice alışmış görünüyorlardı. Bana bile ikinci gün daha kolay geçti. Tek talihsizliğim fazlaca sıcaktı ve bu sefer ki şeker hamuru bir türlü kurumadı. Çöktü de çöktü. O şirin hayran olduğum bebek modelim yaşlandı. Bir saatte sarktı, buruş buruş oldu. Benjamin Buton oldu :S
Gerçek modeli bakmaya kıyamadığınız kadar güzel bir model. Aslında Molly'nin elinden çıkan model bu kursu sabırsızlıkla beklememin nedeni, o şirin erkek bebeği o kadar harika ki!
Zaten onun kadar şirin yapamamanın yanında bir de modelim eriyince çok üzüldüm. Erimesini engelleyemedim. Eve geldiğimde yanakları ile omuzları bir yerdeydi :(:((
Hani insan en çok istediğini zor elde edermiş ya. Benimde en heveslendiğim model tamamen bozuldu. Ben yine de acaba olaya şu yönden mi bakmalıyım diyorum?? " Bu modeli bir kez daha yapmak ve denemek için bana bir fırsat çıktı :D"
18 Temmuz 2014 Cuma
Minik Öğrencilerle Kurabiye Atölyesi
Sonunda beklenen an geldi ve bizim müthiş kızlar buluştular. Bir yıl boyunca birbirlerini özlemle beklediler. Üç güzel kuzen sonunda doyasıya geçirecekleri bir aya girdiler. Ben de onlara hoş geldin demek için güzel bir öneride bulundum. "Kızlar beraber kurabiye yapmaya ne dersiniz.?" Cevabı tahmin etmeniz zor olmaz ama tepkiler görülmeye değerdi. Zaten beraber bir şeyler yapılacaksa onlar her şeye gönüllüydü :D
Çalışmadığım ilk günümde kızları misafir ettim. Güzel bir kahvaltıdan sonra biraz oyun oynamalarına izin verdim. Neler oynamadılar ki! Ama sonunda o kadar oyuncak olmasına rağmen akılları kurabiyede olacak ki sıkıldık demeye başladılar bile. Tabi ki ben buna çoktan hazırdım. Bütün malzemeleri onlar için tek tek ayırdım. Her aleti birbirine benzer seçmeye ve her birine vermeye çalıştım. Her ne kadar kuzenler birbirini çok sevse de o yaş grubu çocuklar bir anda ortalığı isyana çevirebiliyor. Bütün malzemeler aynı olsa hiç fena olmuyor :D
Elimde ki bütün kaynakları kullanarak büyük yemek masasını atölyeye çevirdim. Hamurlarını yoğurdum. Üçüne de farklı hayvan kalıpları seçtirdim. Hamur açmaları için minik merdaneler verdim.
Ve sonunda minik eller istedikleri hayvan kalıpları ile kurabiyelerini kestiler. Tabi ki tek tek açıp tek tek kalıptan çıkarabildiler. Ama yine de çocukların ne kadar çabuk öğrendiğini bir kez daha anladım. Çok hızlı kavradılar. Her çeşit kalıptan 5-6 adet kestiler. Tepsi dolunca kurabiye kısmını tamamladık. Hamurlar pişerken biraz mola verdik. Elbette ki akılları, asıl zevkli olan renkli renkli şeker hamurlarındaydı.
Ufak bir müdahale ile şeker hamurlarını kurtardım. Çaktırmadan yenen ufak parçaları görmezden geldim. ;)
Sonunda bütün hayvan şekillerimiz renklenmiş oldu. Üzerlerine istedikleri kalıplardan şekil yapmak için onları serbest bıraktım.
Bu işte en çok heveslenen Talia oldu. Büyük dikkat ve itina ile bütün kurabiyelerini hazırladı. Hatta o minik siyah gözleri bile sabırla yaptı. Kardeşlerinin dikkatleri biraz daha dağınıktı ama yaşlarına göre oldukça güzel işler çıkardılar.
Günün sonunda yoruldular ama yaptıkları kurabiyeleri yemek onlar için harika birer ödül oldu. Gerçekten nefis olduğunu Talia'nın o kurabiyeleri yerken verdiği tepkide görebildim. Güzel bir günün sonunda o evi toplamak zorunda bile olsam mutlu oldum :D
18 Ocak 2014 Cumartesi
MSA günlerinden_Kutlama pastası
MSA'da ilk kez şeker hamuru ile kaplanan pasta için bir workshopa katıldım. Ve benim ilk iki katlı pastam oldu;) Biraz yoğun ve zamanın yetmediği bir çalışmaydı. Herkes kendi çalışmasını yaptı. Çiçek modelleme üzerine bir deneyimdi. Aslında daha önce kardeşlerimin pastalarını yaparken çiçek modelleme deneyimlerim olmuştu ama profesyonel bir deneyimi izlemek de bayağı faydalı oldu.
En önemlisi de şeker hamurunun içinde ki kekin, pastanın görünümü için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördüm.
MSA'da da lezzetten çok dayanıklı bir pasta yapmanın önemine değinildi. Öyle yumuşacık bol kremalı, meyveli bir pasta istiyorsanız şeker hamuru ile kaplanmış bir pastada çok şık görüntü elde edemeyebilirsiniz. Eğer gösterişli sanatsal, çok katlı bir kutlama pastası istiyorsanız birazcık lezzetinden taviz vermelisiniz. Belki maket bir pastanın yanında damak zevkinize uygun bir pasta yapabilirsiniz. Bu çalışmada ki kek sağlam, içinde ki krema yok denecek kadar az olmasına rağmen ilk katında çökme oldu. Gerçi metrobüs ile maslak'tan taşımaya çalıştım ve metrobüs şartlarına dayanabilecek sağlam bir yapı olabilir mi bilemiyorum:)
Tabi ki workshop MSA'da olunca, lezzet konusunu çok arka plana atamıyoruz. Lezzetli pastalar yapmayı çok seviyorlar:) Her ne kadar kekin sağlam olması gerektiğinden bahsetsem de bu kekin içinde kayısı püresi vardı ve tek başına bile yense lezzetliydi. Kreması da çok lezzetli bir butter creamdi. Ama dediğim gibi çok ince bir tabaka halinde kullanıldı. İçerisine incecik çilek dilimleri dizildi. O kadarcık meyve bile pastanın katları arasında kaymalara neden olabildi. Şeker hamuru ile kaplasak bile tadından pek taviz vermedik.
Yine de kardeşim gibi bol krema ve malzemeli sünger kekli pasta sevenlere pasta gibi gelmeyebilir. DAha çok ama marmelatlı kek yorumu yapılabilir. Ama benim gibi hafif ve ağır olmayan tatlıları sevenler ve her zaman ev yapımı pasta sevenler için güzel bir kutlama pastası da olabilir.
Çiçek modellerimden ufak kareler. Aslında orkide yapımını da görmüştük ama kısıtlı zamanda yapılacak bir çiçek değilmiş. Yetişmesi kuruması ve ayakta durması pek mümkün olmadı. Umarım daha çok deneyim edindiğimde bir gün orkide de yapabilirim;)
28 Aralık 2013 Cumartesi
Noel Baba pastası_Mutlu Dükkan günleri
Sonunda Zeynep Hanım'dan kurs almayı başardım. Mutlu Dükkan'ı ve Zeynep Hanım'ın yaptıklarını 2 yıldır severek takip ediyorum. Orada olmak çok zevkliydi. Çok güzel ve pratik bilgiler edindim. Keskin hatlı pasta yapmayı öğrenmek benim için harika bir deneyim oldu. Zeynep Hanım enerjisi çok yüksek bir insan. Terapi seansı gibi bir 2 gün geçirdim:D Zeynep Yümlü'ye tekrar teşekkür ederim.
İlk gün hazırlayıp kurumaya bıraktığım sevgili Noel amcam.
Tekrar Zeynep Hanım'la görüşebilmek üzere...
22 Aralık 2013 Pazar
Kütük pasta
Bu pastayı yaptığımızda çok şaşırdım ve sevindim. Çünkü bir hafta sonra iş yerindeki arkadaşlarıma bu şekilde bir yılbaşı pastası yapmak aklıma gelmişti. İlk rulo pastamı yaptığımdan beri rulo pastayı bir ağaç kütüğü şeklinde sunmayı düşünüyordum. Belki fark etmişsinizdir, benim süslediğim bir çok pastada ağaç figürü vardır:) Her boş alana dalları yukarı doğu uzanan bir ağaç eklerim:D
İş ve çocuk işlerini yürütmek konusunda çok yoğun olduğum için kısa zamanda güzel pasta yapmanın yolarını düşünürken rulo pasta tam da aradığım çözüm. Gerçekten ince yumuşak bir pandispanyanız varsa sarıyorsunuz ve size nefis bir pasta oluyor. Üzerinde ki kremayı pürüzsüz sıvamak ne kadar zorsa bu kremayı ağaç gibi göstermeye çalışmakta o kadar kolay. Yani işin biraz kurnazlığı var. Kremanızı mükemmel sıvamak zorunda değilsiniz ve bunu hazırlamak 5 dakikanızı alıyor.
Tam da hazırlamayı düşündüğüm bir pastanın antrenmanını yapmak benim için çok iyi oldu. Artık yapacağım şeyden daha eminim. İnşallah az bile olsa bir zaman bulup iş arkadaşlarıma yılbaşına özel bir pasta yapabilirim. Yılbaşından önce sizlere de bu pastayı yapmanızı tavsiye ederim.
- Pandispanya hamurunu, yapışmaz bir kağıt üzerinde tepsiye 1 cm incelikte yayın. Zaten ince olduğu için çabuk pişecektir. Piştikten sonra hafif soğumasını bekleyin.
- İçine kremasını ( isterseniz çikolatalı, isterseniz vanilyalı) yayın. İçerisine muz, farklı meyve veya yemiş koyabilirsiniz. Biz burada haslanmış kestane koyduk ve çok lezzetli oldu.
- Pandispanyayı bir ucundan başlayarak rulo şeklinde sarın. Sarılan rulonun her iki ucunu, düzgün olması için kesin.
- Sonra istediğin büyüklükte budaklar kesip ağaç gövdenize yerleştirin.
- Kakaolu krem şantiyi bütün görünen yüzeye sıvayın.
- Çatal yardımı ile ağaç kabuğu deseni yapabilirsiniz.
- Üzerine yapraklar minik dallar, yemişler, kar taneleri yerleştirip pastanızı şık hale getirebilirsiniz.
21 Aralık 2013 Cumartesi
Balkabaklı yılbaşı pastası
Uzun aradan sonra MSA' da tekrar günlük bir workshopa katıldım. Gerçekten orayı özlemişim. malzemeler elinin altında tam ve hazır oluyor. Öyle bir mutfakta bol asistanla yemek yapmanın zevki paha biçilemez:D
Daha önce de yılbaşı kekleri için katılacağım bir workshop vardı ve aşırı kar yağışından dolayı iptal olmuştu:( Bu sefer kursu almayı başardım. Sevgili arkadaşım Maral ile beraber çok eğlenceli bir gün geçirdim.
Minik kardan adamı ile süslediğimiz yılbaşı pastasını uzun yollardan taşıdım. Çok büyük hasara uğramamış olmasına nasıl sevindim anlatamam. İlk işim fotoğraflarını çekmek oldu. Klasik pastalara göre biraz daha farklı bir pasta ama balkabağını sevenler için güzel bir lezzet.
Pandispanya malzemeleri;
240 gr tereyağı
360 gr toz şeker
370 gr kekun
4 yumurta
250 gr süt
1 paket vanilya
400 gr balkabağı püresi (şeker ile haşlanmış)100 gr kremşanti (soğuk)
2 yaprak jelatin
Hazırlanışı;
- Bütün malzemeleri mikser yardımı ile (ev robotunuz varsa daha iyi sonuç alırsınız) karıştırın. 3-4 dakika hızlı devirde çırpın.
- Küçük bir kek kalıbına yayın.
- 180°C'de önceden ısıtılmış fırında 20-25 dk. pişirin. Ortasına tahta çubuk batırarak piştiğini anlayabilirsiniz.
- Yaprak jelatinleri soğuk suda yumuşatın.
- Yaprak jelatinleri yumuşadıktan sonra bir çorba kaşığı su ile ocakta eritin.
- Krem şantiyi çırpın ve kabartın.
- Kabak püresini ve jelatinleri krem şantiye ilave edin ve karıştırın.
- Pandispanyanız soğuduğunda kekinizin yüksekliğine göre katlara ayırın.
- Her katın arasına 1,5-2 cm kalınlığında hazırladığınız kabaklı kremayı yayın.
- Pastanızı buzdolabında beklettikten sonra süslemeye başlayabilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







































